🔍 🔔
Motosiklet

Motosikletle Bir Yıl Geçirdiğinizde Vücudunuzda ve Zihninizde Değişen 10 Şey

Motosikletle Bir Yıl Geçirdiğinizde Vücudunuzda ve Zihninizde Değişen 10 Şey

Motosiklet kullanmaya başladıktan sonra değişen şey yalnızca ulaşım biçiminiz değildir.Bir yıl boyunca düzenli şekilde motosiklet kullanan biri; trafikte karar verme biçiminden çev...

Motosiklet kullanmaya başladıktan sonra değişen şey yalnızca ulaşım biçiminiz değildir.

Bir yıl boyunca düzenli şekilde motosiklet kullanan biri; trafikte karar verme biçiminden çevresini algılama hızına, fiziksel dayanıklılığından stresle baş etme yöntemine kadar pek çok konuda farklı alışkanlıklar geliştirebilir.

Elbette herkes aynı şekilde etkilenmez. Yaş, motosiklet tipi, kullanım sıklığı, şehir içi veya uzun yol kullanımı ve sürüş tarzı bu değişikliklerin boyutunu belirler.

Ancak motosiklet üzerinde geçirilen yüzlerce saat sonunda birçok sürücünün fark ettiği bazı ortak değişimler vardır.

İşte motosikletle bir yıl geçirdiğinizde vücudunuzda ve zihninizde ortaya çıkabilecek 10 değişim.

1. Çevrenizi Çok Daha Fazla Taramaya Başlarsınız

Motosiklet sürücüsü otomobil sürücüsüne göre çevresindeki değişimleri çok daha erken fark etmek zorundadır.

Çünkü motosiklette küçük bir hata bile daha ciddi sonuçlara yol açabilir.

Bir süre sonra sürücü farkında olmadan sürekli şu noktaları kontrol etmeye başlar:

Aynalar

Kavşak girişleri

Park etmiş araçların tekerlekleri

Yayalar

Yol yüzeyi

Rögar kapakları

Mıcır

Yağ veya su birikintileri

Araçların sinyal ve fren lambaları

Bu davranış zamanla otomatikleşebilir.

Özellikle deneyimli motosiklet sürücülerinde trafik artık yalnızca “önündeki araçtan” ibaret değildir.

Sürücü birkaç saniye sonra ortaya çıkabilecek tehlikeyi tahmin etmeye çalışır.

Bu da motosiklet sürüşünün en önemli zihinsel kazanımlarından biridir:

Olay gerçekleşmeden önce ihtimali görmeye başlamak.

2. Denge ve Vücut Koordinasyonunuz Gelişebilir

Motosiklet kullanmak sadece gidonu çevirmek değildir.

Virajlarda ve düşük hızlarda:

göz,

el,

kol,

omuz,

gövde,

kalça

ve bacaklar

birlikte çalışır.

Özellikle düşük hızlı manevralar vücut koordinasyonu açısından düşündüğünüzden daha karmaşıktır.

Debriyaj kontrolü,

arka fren,

gaz kontrolü,

gidon açısı

ve vücut pozisyonunun aynı anda yönetilmesi gerekir.

Bir yıl boyunca düzenli motosiklet kullanan sürücünün bu hareketleri bilinçli olarak düşünmesine gerek kalmaz.

Tıpkı yürümek veya bisiklete binmek gibi birçok işlem otomatikleşmeye başlar.

3. Refleksinizden Çok “Öngörünüz” Gelişir

Motosiklet sürücülerinin reflekslerinin çok güçlü olduğu sık söylenir.

Ancak deneyimli sürücüyü koruyan şey çoğu zaman refleks değil, öngörüdür.

Örneğin yol kenarında park etmiş bir otomobil görüyorsunuz.

Yeni sürücü otomobilin hareket etmesini bekleyebilir.

Deneyimli sürücü ise:

Ön tekerlek dönüyor mu?

İçeride sürücü var mı?

Fren lambası söndü mü?

Araç yola çıkabilir mi?

diye düşünmeye başlar.

Yani olay meydana geldikten sonra tepki vermek yerine olay gerçekleşmeden pozisyon almaya çalışır.

Bir yıllık düzenli kullanım sonunda trafik okuma becerisinde ciddi gelişme hissedilmesinin nedenlerinden biri budur.

4. Boyun, Karın ve Bacak Kaslarınızı Daha Fazla Kullanmaya Başlarsınız

Motosiklet kullanmak dışarıdan pasif bir aktivite gibi görünür.

Ancak özellikle:

naked motosiklet,

supersport,

adventure,

enduro

kullanan sürücüler uzun sürüşlerden sonra bunun pek de doğru olmadığını bilir.

Rüzgâra karşı başınızı sabit tutmak boyun kaslarını çalıştırır.

Hızlanma ve frenleme sırasında gövdeyi dengede tutmak karın ve bel kaslarını devreye sokar.

Virajlarda ve fren sırasında motosikleti bacaklarla kavramak ise bacak kaslarını kullanır.

İlk uzun yolculukların ardından:

“Ben sadece motosiklet sürdüm, neden her yerim ağrıyor?”

demenizin nedeni tam olarak budur.

Düzenli sürüşle birlikte vücut bu yüklemelere zamanla adapte olabilir.

5. Rüzgârla Mücadele Etmeyi Öğrenirsiniz

İlk kez uzun süre yüksek hızda motosiklet kullanan biri rüzgârın ne kadar yorucu olabileceğine şaşırabilir.

Özellikle naked motosikletlerde sürücünün gövdesi doğrudan hava akımına maruz kalır.

Saatler boyunca bu kuvvete karşı durmak:

boyun,

omuz,

sırt

ve karın kaslarını

yorabilir.

Zaman içerisinde sürücü vücudunu daha rahat konumlandırmayı öğrenir.

Gidona gereksiz yere sıkı tutunmamak,

bacaklarla motosikleti kavramak

ve rüzgârla savaşmak yerine aerodinamik şekilde oturmak

sürüş konforunu ciddi şekilde artırabilir.

6. Zihniniz “Trafik Moduna” Çok Daha Hızlı Geçer

Motosiklet üzerinde dikkat dağınıklığının bedeli yüksek olabilir.

Bu nedenle sürücü yola çıktığında zihinsel olarak farklı bir moda geçer.

Telefon,

iş,

günlük problemler

ve başka düşünceler bir süreliğine arka plana itilebilir.

Çünkü beyin sürekli olarak:

hız,

mesafe,

yol yüzeyi,

araç hareketleri,

viraj çizgisi

gibi çok sayıda bilgiyi aynı anda işlemektedir.

Bu nedenle bazı motosiklet kullanıcıları sürüşü zihinsel olarak rahatlatıcı bulur.

Bu durum motosikletin tehlikesiz olduğu anlamına gelmez.

Tam tersine sürüşün yoğun dikkat istemesi, günlük düşüncelerden geçici olarak uzaklaşma hissinin nedenlerinden biri olabilir.

7. Stresinizi Farklı Yönetmeye Başlayabilirsiniz

Uzun bir günün ardından motosiklete binip birkaç saat sürüş yapan insanların sık kullandığı bir ifade vardır:

“Kafamı boşalttım.”

Bunun nedenlerinden biri sürüş sırasında dikkatin tamamen mevcut ana yönelmesidir.

Viraj,

hız,

fren,

trafik

ve çevresel koşullar sürekli konsantrasyon gerektirir.

Böylece günlük hayatın problemleri bir süreliğine zihnin öncelik sıralamasından çıkabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım var.

Öfkeli, çok stresli veya aşırı yorgun halde motosiklete binmek güvenli değildir.

Sürüş ruh halini iyileştirebilir; fakat motosikleti kontrolsüz bir stres boşaltma aracı olarak görmek doğru değildir.

8. Risk Algınız Değişir

Motosiklet kullanmaya başlamadan önce trafikte bazı davranışlar normal görünebilir.

Bir yıl sonra aynı davranışları gördüğünüzde:

“Bunu nasıl yapıyorlar?”

demeye başlayabilirsiniz.

Örneğin:

telefonla araç kullanmak,

sinyal vermeden şerit değiştirmek,

takip mesafesini azaltmak,

virajda görüş mesafesini aşmak

ve kavşaklara hızla girmek

size çok daha tehlikeli görünmeye başlar.

Çünkü motosiklet sürücüsü trafik hatalarının sonuçlarını daha doğrudan hisseder.

Bu nedenle birçok sürücü zamanla otomobil kullanırken bile daha savunmacı davranmaya başlayabilir.

9. Hava Durumunu Eskisinden Çok Daha Fazla Takip Edersiniz

Motosiklet kullanmadan önce:

“Yarın yağmur yağacak mı?”

sorusu belki çok önemli değildir.

Motosiklet kullanmaya başladıktan sonra ise şu detayları bile kontrol etmeye başlayabilirsiniz:

yağış ihtimali,

rüzgâr yönü,

rüzgâr hızı,

sıcaklık,

gece sıcaklığı,

sis,

nem.

Çünkü 10 derece ile 20 derece arasındaki fark otomobil sürücüsü için klima ayarı olabilir.

Motosiklet sürücüsü için ise:

mont,

eldiven,

boyunluk

ve içlik seçimi anlamına gelebilir.

Bir süre sonra hava tahmin uygulaması motosiklet sürücüsünün en sık baktığı uygulamalardan biri olabilir.

10. Yolculuğa Bakışınız Değişebilir

Belki de en büyük değişiklik budur.

Otomobilde çoğu zaman amaç bir noktadan diğerine ulaşmaktır.

Motosiklette ise yolun kendisi yolculuğun parçasına dönüşebilir.

Bir süre sonra:

“En kısa yol hangisi?”

yerine

“En güzel yol hangisi?”

diye sormaya başlayabilirsiniz.

Virajlı dağ yolları,

sahil yolları,

orman yolları

ve daha önce hiç gitmediğiniz küçük kasabalar ilginizi çekmeye başlayabilir.

300 kilometrelik bir rota artık yalnızca:

“300 kilometre yol.”

değildir.

Bir macera planına dönüşebilir.

Bonus: İşitme Konusunda Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Bir Nokta

Uzun yıllar motosiklet kullanan sürücüler için gözden kaçan konulardan biri rüzgâr gürültüsüdür.

Özellikle yüksek hızlarda kask içerisindeki sürekli rüzgâr sesi işitme açısından ciddi bir yük oluşturabilir.

Bu nedenle uzun yol ve otoyol kullanımlarında motosiklet kullanımına uygun kulak koruyucu ürünlerin değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Kaskın sessiz olması da büyük fark yaratabilir.

Motor sesi sürücünün kulağına çok yüksek gelmese bile uzun süreli rüzgâr sesi önemsenmelidir.

Ama Motosikletin Vücuda Olumsuz Etkileri de Olabilir

Motosiklet kullanımını yalnızca olumlu yönleriyle değerlendirmek doğru olmaz.

Yanlış ergonomi ve uzun süreli sürüş:

bel ağrısı,

boyun ağrısı,

el ve bilek uyuşması,

diz rahatsızlığı,

omuz gerginliği

gibi sorunlara yol açabilir.

Özellikle motosikletin sürücüye uygun olmaması bu problemleri artırabilir.

Gidon,

sele,

ayaklık

ve sürüş pozisyonu küçük detaylar değildir.

Uzun süre kullanacağınız motosikletin ergonomisinin vücudunuza uygun olması önemlidir.

Bir Yıl Sonra En Büyük Değişiklik Ne Oluyor?

Muhtemelen motosiklete artık ilk günkü gibi bakmıyorsunuz.

Başlangıçta:

Motor, hız ve özgürlük.

gibi görünen motosiklet zamanla çok daha farklı bir şeye dönüşüyor.

Trafiği okumayı,

riskleri hesaplamayı,

doğru ekipman kullanmayı,

hava şartlarını anlamayı,

vücudunuzu motosikletle birlikte hareket ettirmeyi

öğreniyorsunuz.

Ve belki de en önemlisi:

Yolda kendinizden başka herkesin hata yapabileceğini kabul etmeye başlıyorsunuz.

Bu düşünce korkaklık değil.

Tam tersine motosiklet kullanırken geliştirilebilecek en değerli alışkanlıklardan biri.

Çünkü motosiklette tecrübe yalnızca daha hızlı gitmeyi öğrenmek değildir.

Ne zaman yavaşlamanız gerektiğini öğrenmektir.

0 Yorum

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapmalısınız.

Giriş Yap / Üye Ol