+ 🔍 🔔
Motosiklet

Elektrikli Motosikletlerin 10 Dezavantajı: Satın Almadan Önce Bunları Bilin

Elektrikli Motosikletlerin 10 Dezavantajı: Satın Almadan Önce Bunları Bilin

Elektrikli motosikletler sessiz, hızlı ve şehir içinde son derece pratik olabilir. Ancak benzinli bir motosikletten elektrikliye geçerken yalnızca yakıt maliyetini karşılaştırmak y...

Elektrikli motosikletler sessiz, hızlı ve şehir içinde son derece pratik olabilir. Ancak benzinli bir motosikletten elektrikliye geçerken yalnızca yakıt maliyetini karşılaştırmak yeterli değil.

Menzil, şarj, batarya ömrü, ikinci el değeri ve uzun yol kullanımı gibi konular gerçek kullanımda çok daha önemli hale geliyor.

Peki elektrikli motosikletlerin dezavantajları neler?

1. Katalog menzili ile gerçek menzil aynı olmayabilir

Elektrikli motosiklette en fazla konuşulan rakamlardan biri menzil.

Ancak üreticinin açıkladığı örneğin 150 km'lik menzil, motosikletin her koşulda 150 km gideceği anlamına gelmiyor.

Menzili etkileyen başlıca faktörler:

  • Sürüş hızı
  • Ani hızlanmalar
  • Sürücü ve yolcu ağırlığı
  • Hava sıcaklığı
  • Rüzgâr
  • Yokuşlar
  • Lastik basıncı
  • Şehir veya otoyol kullanımı

Özellikle yüksek hız elektrikli motosikletlerin menzilini ciddi biçimde etkileyebilir.

Şehir içinde rejeneratif frenleme sayesinde tüketim avantajlı olabilirken sürekli yüksek hızlı otoyol sürüşünde tablo tersine dönebilir.

2. Şarj, benzin doldurmaktan çok daha uzun sürüyor

Benzinli motosiklette yakıt istasyonuna girip birkaç dakika içerisinde tekrar yola çıkabilirsiniz.

Elektriklide ise durum farklı.

Şarj süresi motosiklete ve şarj sistemine göre değişmekle birlikte dakikalardan çok saatlerle ölçülebiliyor.

Hızlı şarj destekleyen modeller avantajlı olsa da her elektrikli motosiklet aynı şarj teknolojisini desteklemiyor.

Dolayısıyla yalnızca:

“Bataryası kaç kWh?”

sorusunu değil:

“Kaç kW ile şarj olabiliyor?”

sorusunu da sormak gerekiyor.

3. Uzun yol daha fazla planlama gerektiriyor

İstanbul'da işe gidip gelmek ile İstanbul'dan Antalya'ya motosikletle gitmek aynı şey değil.

Benzinli motosiklette rota üzerinde yakıt istasyonu bulmak genellikle sorun değil.

Elektriklide ise:

Şarj noktası nerede? Çalışıyor mu? Uyumlu mu? Boş mu? Motosiklet hızlı şarjı destekliyor mu?

gibi sorular ortaya çıkıyor.

Bu nedenle günümüzde elektrikli motosikletlerin en güçlü olduğu alan hâlâ şehir ve kısa/orta mesafe kullanımı.

4. Batarya ciddi ağırlık getiriyor

Elektrik motorları oldukça kompakt olabilir.

Sorun batarya.

Yüksek menzil için daha büyük batarya gerekir. Büyük batarya ise daha fazla ağırlık demektir.

Bu nedenle üreticiler yalnızca kilogramı azaltmaya değil, bataryanın motosiklet üzerinde nereye yerleştirildiğine de büyük önem veriyor.

Yamaha'nın yeni YE-01 elektrikli motocross prototipinde bataryayı merkeze yakın konumlandırmaya çalışmasının nedenlerinden biri tam olarak bu.

Motosiklette ağırlık kadar ağırlığın nerede olduğu da önemlidir.

5. Batarya sonsuza kadar ilk günkü kapasitesinde kalmıyor

Lityum iyon bataryalar zaman içerisinde kapasite kaybeder.

Bu yalnızca motosikletlere özgü bir problem değil; telefonlardan otomobillere kadar bütün bataryalı cihazlarda benzer süreç yaşanıyor.

Bataryanın yaşlanmasını:

  • Şarj döngüsü
  • Kullanım şekli
  • Uzun süre yüksek/düşük şarj seviyesinde bekletme
  • Sıcaklık
  • Batarya yönetim sistemi

etkileyebilir.

Dolayısıyla 5 yaşındaki elektrikli motosiklette yalnızca kilometreye bakmak yeterli olmayabilir.

Batarya sağlığı da kontrol edilmeli.

6. Batarya değişimi pahalı olabilir

Elektrikli motosikletlerin önemli avantajlarından biri mekanik bakım ihtiyacının azalması.

Yağ değişimi, buji ve bazı motor parçaları ortadan kalkıyor.

Ancak yıllar sonra büyük bir batarya problemi ortaya çıkarsa maliyet yüksek olabilir.

Burada satın almadan önce üç soru önemli:

Batarya garantisi kaç yıl?

Batarya modüler olarak tamir edilebiliyor mu?

Komple batarya değişiminin fiyatı ne?

Ucuz elektrikli motosiklette bile ileride pahalı bir batarya değişimi ekonomik dengeyi değiştirebilir.

7. İkinci el değeri henüz daha belirsiz

Benzinli motosikletlerin ikinci el piyasası onlarca yıldır oluşmuş durumda.

Elektrikli motosiklette ise teknoloji çok hızlı değişiyor.

Bugün iyi görünen:

menzil, batarya kapasitesi ve şarj hızı

birkaç yıl sonra eski teknoloji olarak değerlendirilebilir.

Ayrıca ikinci el alıcısının motosikletin batarya sağlığını anlaması gerekiyor.

Bu nedenle elektrikli motosiklette gelecekte SOH – State of Health, kilometre kadar önemli bir ikinci el kriteri haline gelebilir.

8. Apartmanda yaşayanlar için şarj sorun olabilir

Garajında priz bulunan kullanıcı için elektrikli motosiklet oldukça pratik.

Akşam motosikleti park eder, fişe takar ve sabah dolu bataryayla çıkar.

Ama motosikletini apartmanın önünde veya sokakta bırakan biri için?

İşte Türkiye açısından önemli problemlerden biri burada.

Otoparkta elektrik hattı bulunmaması veya ortak alanlarda şarj konusunda yaşanabilecek sorunlar elektrikli motosiklet kullanımını zorlaştırabilir.

Çıkarılabilir bataryalı scooterlar bu konuda avantaj sağlıyor.

Ancak yüksek performanslı büyük elektrikli motosikletlerin bataryasını eve çıkarmak çoğunlukla mümkün değil.

9. Çok sıcak ve çok soğuk hava bataryayı etkileyebilir

Bataryalar sıcaklığa karşı hassas.

Özellikle çok düşük sıcaklıklarda kullanılabilir kapasite ve performans düşebilir.

Yüksek sıcaklık ise uzun vadede batarya sağlığı açısından problem oluşturabilir.

İyi bir Battery Management System – BMS ve gelişmiş termal yönetim bu nedenle önemli.

Türkiye'de kullanıcı açısından yalnızca İstanbul'un kışı değil, Antalya veya Adana'nın yaz sıcağı da düşünülmeli.

10. Servis ve parça ekosistemi henüz benzinli kadar oturmuş değil

Honda, Yamaha veya BMW gibi onlarca yıldır satılan benzinli bir motosiklet için servis ve yedek parça ekosistemi oldukça geniş.

Yeni elektrikli markalarda aynı güvence her zaman bulunmayabilir.

Elektrikli motosiklet alırken artık yalnızca motosiklete değil:

markanın Türkiye'deki geleceğine, servis ağına, batarya garantisine ve elektronik parça desteğine

de bakmak gerekiyor.

Elektrikli motosiklet kötü bir fikir mi?

Hayır.

Bu dezavantajların hiçbiri elektrikli motosikletin kötü olduğu anlamına gelmiyor.

Asıl mesele doğru kullanım alanı.

Günde 30-50 km şehir içinde motosiklet kullanan, evinde veya işyerinde şarj imkânı bulunan biri için elektrikli motosiklet son derece mantıklı olabilir.

Ancak her hafta yüzlerce kilometre uzun yol yapan kullanıcı için aynı motosiklet henüz ideal olmayabilir.

Bu nedenle soru:

“Elektrikli motosiklet iyi mi?”

değil.

Asıl soru:

“Benim kullanımım için elektrikli motosiklet uygun mu?”

YAZIDA GEÇEN MODELLER

Teknik özellikleri ve karşılaştırmaları inceleyin

0 Yorum

Yorum Yaz

Facebook'tan gelen ziyaretçiler üyelik açmadan yorum yapabilir.

Giriş Yap / Üye Ol